PSV maçında da ayrı yorumu yapmıştım. Açıklanan 11'lerin ardından "kadro transfer kokuyor" dedim. Elbette hazırlık maçları bazı denemeler için var. Henüz beklenen transferleri yapamamışken mevcut takımla ne yapabiliriz üzerinden devam ediyoruz. Böyle maçlarda kaybetmenin de hayırlı olabildiğini çokça gördük.Transfer konusuna girmiyorum, ihtiyaç duyulan pozisyon ve profiller belli. Bazı eksik noktaları mevcut üzerinden b planı geliştirerek dindirebiliriz. Bu ihtiyacı değiştirmez tabii, günü kurtarır. Donk'un stoper, Muğdat Çelik'in ise sahte 9 oyunu böyle açıklanabilir. Valencia karşılaşmasının benim adıma iyi görünen noktaları bunlar.Donk'un konsantrasyon eksikliği var deriz. Stoper oynayabilme özelliği olsa da bu eksikliği yüzünden Kasımpaşa'da dahi büyük hataları vardı. Onun farkı orta sahada olsa da bunu Galatasaray'a taşıyamadı. Valencia karşısında ise bu konsantrasyon eksikliğinden eser yoktu. Orta sahada sağladığı gelişimi stoperde de göstermesi beni mutlu etti. Kağıt üzerinde Maicon'la birlikte kullanıldıklarında "ağır" gibi görünseler de top kullanma noktasında avantajlılar.Maicon'un dağınık görüntüsü devam ediyor, Donk ise stoperde iyi bir b planı olabileceğini gösterdi. Muslera, Serdar Aziz ve Nagatomo gibi isimlerin yokluğunda yenen gollere takılmıyorum. İsmail Çipe'nin ilk yediği golde hatası büyüktü, Carole ise istikrarlı şekilde kötü oynuyor. Ne olursa olsun iyi bir Serdar Aziz de bu takımın olmazsa olmazı. Savunma kısmı çözülür, Denayer ya da bu tarzda bir stoperin gelmesi durumunda da her şey daha iyi olur.Gomis'in yerine oyuna dahil olan Muğdat Çelik sonrasında ise bambaşka bir görüntü oldu. Muğdat Çelik'in bir forvet oyuncusu olduğunun altını ısrarla çizdim. Türkiye Ligi için çalışkan ve güçlü bir futbolcu. Yarar sağlayacağı zamanlar olacak. Belki çok görünmedi ama ön alanda çok çalıştı ve takımı hızlandıran isimlerdendi. Hücumda daha iyi bir etki için açık alanlar bulması gerekiyor. Rakip öndeyken değil, biz öndeyken kullanılması gereken bir kontra silahı.PSV maçının 2. yarısında hücuma yapılan hamlelerle anlık bir etki göstermiş ve maç 2-1'e gelmişti. 3-1 sonrasında ise maçı orada tamamladık. Valencia karşısında ise 2. yarının genelinde o şoku yaşattık diyebilirim. Burada Onyekuru da ön plana çıkacak. Şu an maç eksikliğini yaşıyor ve zamanla gelişme sağlayacak. Attığı gol bile iyi bir başlangıçtı. Sinan Gümüş ise burada ön plana çıkan isim. Hareketliliği önemliydi ve ligin 2. yarısında bıraktığımız yerden devam ediyor.Belhanda'yla birlikte biraz daha derli toplu oynasak bile iyi bir 8 numaranın gerekliliği fazla. Tempo ve yaratıcılık konusunda sorunlar var. Belhanda da tam anlamıyla hazır değil ve oyundan düşmesi çok daha kolay oldu. Selçuk İnan zaten sorumluluktan uzakta derken bu oyunu kim yönlendirecek. Feghouli'yi PSV maçına göre daha iyi görsem de kendi seviyesinin uzağında olduğunu söylemek lazım. Yunus Akgün'ün isminin altını ise bir kez daha çizmek gerekecek, o kısa zaman dilimi içinde beğendiğimi söyleyebilirim.
Galatasaray 1-2 Valencia, eksik noktalar adına b planı geliştirmeye çalışıyoruz
published on 11:51
leave a reply
PSV maçında da ayrı yorumu yapmıştım. Açıklanan 11'lerin ardından "kadro transfer kokuyor" dedim. Elbette hazırlık maçları bazı denemeler için var. Henüz beklenen transferleri yapamamışken mevcut takımla ne yapabiliriz üzerinden devam ediyoruz. Böyle maçlarda kaybetmenin de hayırlı olabildiğini çokça gördük.Transfer konusuna girmiyorum, ihtiyaç duyulan pozisyon ve profiller belli. Bazı eksik noktaları mevcut üzerinden b planı geliştirerek dindirebiliriz. Bu ihtiyacı değiştirmez tabii, günü kurtarır. Donk'un stoper, Muğdat Çelik'in ise sahte 9 oyunu böyle açıklanabilir. Valencia karşılaşmasının benim adıma iyi görünen noktaları bunlar.Donk'un konsantrasyon eksikliği var deriz. Stoper oynayabilme özelliği olsa da bu eksikliği yüzünden Kasımpaşa'da dahi büyük hataları vardı. Onun farkı orta sahada olsa da bunu Galatasaray'a taşıyamadı. Valencia karşısında ise bu konsantrasyon eksikliğinden eser yoktu. Orta sahada sağladığı gelişimi stoperde de göstermesi beni mutlu etti. Kağıt üzerinde Maicon'la birlikte kullanıldıklarında "ağır" gibi görünseler de top kullanma noktasında avantajlılar.Maicon'un dağınık görüntüsü devam ediyor, Donk ise stoperde iyi bir b planı olabileceğini gösterdi. Muslera, Serdar Aziz ve Nagatomo gibi isimlerin yokluğunda yenen gollere takılmıyorum. İsmail Çipe'nin ilk yediği golde hatası büyüktü, Carole ise istikrarlı şekilde kötü oynuyor. Ne olursa olsun iyi bir Serdar Aziz de bu takımın olmazsa olmazı. Savunma kısmı çözülür, Denayer ya da bu tarzda bir stoperin gelmesi durumunda da her şey daha iyi olur.Gomis'in yerine oyuna dahil olan Muğdat Çelik sonrasında ise bambaşka bir görüntü oldu. Muğdat Çelik'in bir forvet oyuncusu olduğunun altını ısrarla çizdim. Türkiye Ligi için çalışkan ve güçlü bir futbolcu. Yarar sağlayacağı zamanlar olacak. Belki çok görünmedi ama ön alanda çok çalıştı ve takımı hızlandıran isimlerdendi. Hücumda daha iyi bir etki için açık alanlar bulması gerekiyor. Rakip öndeyken değil, biz öndeyken kullanılması gereken bir kontra silahı.PSV maçının 2. yarısında hücuma yapılan hamlelerle anlık bir etki göstermiş ve maç 2-1'e gelmişti. 3-1 sonrasında ise maçı orada tamamladık. Valencia karşısında ise 2. yarının genelinde o şoku yaşattık diyebilirim. Burada Onyekuru da ön plana çıkacak. Şu an maç eksikliğini yaşıyor ve zamanla gelişme sağlayacak. Attığı gol bile iyi bir başlangıçtı. Sinan Gümüş ise burada ön plana çıkan isim. Hareketliliği önemliydi ve ligin 2. yarısında bıraktığımız yerden devam ediyor.Belhanda'yla birlikte biraz daha derli toplu oynasak bile iyi bir 8 numaranın gerekliliği fazla. Tempo ve yaratıcılık konusunda sorunlar var. Belhanda da tam anlamıyla hazır değil ve oyundan düşmesi çok daha kolay oldu. Selçuk İnan zaten sorumluluktan uzakta derken bu oyunu kim yönlendirecek. Feghouli'yi PSV maçına göre daha iyi görsem de kendi seviyesinin uzağında olduğunu söylemek lazım. Yunus Akgün'ün isminin altını ise bir kez daha çizmek gerekecek, o kısa zaman dilimi içinde beğendiğimi söyleyebilirim.
0 yorum: