4 Aralık 2018 Salı

Nihan Kaya - Kırgınlık


'' Kişinin hasta olması,ruhun ona bir şeylerin yolunda olmadığını kendince söyleme biçimidir.''

Trafiğe çıktığınızda bütün araçların şoförlerini deli kabul edin derler;'' Her an aracın olmadık bir hamle yapabileceğini göz önünde tutun.'' Trafik de bir şey mi ? asıl hayata çıktığında herkesi deli kabul etmeli insan. Herkes her an her şeyi yapabilir.


Nihan Kaya bu yıl içinde tanışıp sevdiğim yazarlardan. İyi ki okumaya başlamışım,keşfetmişim diyorum. Şu ana kadar altı kitabını okudum bunlardan en sevdiğim ve favorim olan hala ve hala Disparöni ve Yaşama Korkusu'dur. Okumadığım Fil Dişi Kuyu ve Yazma Cesareti kaldı ha bir de basılmayan kitaplarından Çatı Katı var bakalım ilerleyen günlerde basılır diye ümit ediyorum. 





Biz gelelim Kırgınlık kitabına. Benim en son okuduğum kitabı oldu yazarın karışık ve hemen anlaşılması mümkün olmayan ama gizliden gizli değil de açıkça yüze vurulan gerçekleri bir tokat gibi indirmiş okuyanın yüzüne. İlk başta bir şaşırtıyor sonra alışıyorsunuz yazara. 


Yazarın dilini sevdiğimden hemen kapıldım kitaba. Kitap hikayelerden örülü bir kere. Yaşadığınız keder,hayal kırıklığı,eksiklik bu kitabı okudukça ve bitirince yeniden okuma arzusuyla tamamlatıyor kendini size. 

“Derdimi, bulduğum bütün kâğıtlara yazdım. İstasyondaki bütün kâğıtları bir bir doldurdum, mühürledim, yolladım. Derdimi benim gibi ücra yerlerde, benim gibi üç kelama muhtaç penceresiz denizcilere, çatı katlarını mecburiyetten mesken tutmuş, benim gibi üç kuruşa muhtaç sersefil romancılara, üç adım için üç takla atan bîçare habercilere yolladım. Olur da bir gün bir duvarda, bir kitapta, bir cam yahut bez parçasında bu yazdıklarıma rastlayacak olursanız, lütfen sesime kulak verin. Ben Osman Ali. On dokuz yaşındayım.”

Previous Post
Next Post

post written by:

0 yorum: