Bilinen bir gerçek var. Mevcut yabancı kontenjanı kademe kademe aşağı düşecek. 14 yabancılı son sezonu yaşadığımız biliniyor artık. Konuşmaktan bıktık ama yabancı sınırı getirerek Milli Takım'ların çok büyük işler yapacağını düşünenler var. İşte bu ortamda ülke futbolunun gelişiminden söz etmek ne kadar doğru.Birkaç yıl önce yaşadıklarımız malum. Hatta o günlerden kalan bazı sözleşmelerin acısı bugün hala yaşanmıyor mu. Tarık Çamdal gibi bir örnek karşımızda. Yabancı kontenjanı var denilerek 21 yaşında transfer edilmiş ve bugün 1.6 milyon avro'ya dayanan bir yıllık ücret kazanmış. Yine o dönemler uzatılan sözleşmesiyle 2.9 milyon avro'ya yakın bir ücreti olan Selçuk İnan diyelim.Bonservis tarafı da var. Yerli futbolcu için ödenen 6-7 milyon avro'luk bonservisler o dönem için ideal görünüyordu. Mecbursun çünkü, vasat yerli bile değer kazanıyor. Bazı pozisyonları vasat isimlerle geçme zorunluluğu var. Maalesef bunu anlamıyoruz, bir futbolcunun iyi olduğu için oynamasıyla zorunlu olduğu için oynatılması arasında büyük fark var.Bu düzen kaliteyi beraberinde getirdi. X yerli Türkiye'de kalmak için uğraşmıyor artık. La Liga'nın son sıralarında oynamayı da göze alıyor, hatta Japon Ligi'ni dahi düşünüyor. Cenk Tosun, Cengiz Ünder ya da Çağlar Söyüncü gibi isimleri konuşmuyorum bile. Bugün olmadık rakamlara Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü gibi isimler Türkiye'de kalmaya devam edebilirlerdi. Ne Premier Lig ne de Roma'yı konuşurduk. Niye gitsinler ki, zaten burada çılgın rakamlar kazanacaklar.Milli Takım böyle güçlenir işte. Avrupa'da ne kadar fazla futbolcumuz olduğuyla alakalı bir konu bu. Orada büyüyorlar, potansiyellerini daha net şekilde ortaya çıkarıyorlar. Ülke içindeki yerli sirkülasyonunun kimseye faydası yok. Yıllarca olmadık bonservis ve yıllık ücretler ödedik. Hatta bugün dahi onların faturasını ödemeye devam ediyoruz. Görünen o ki ödemeye de devam edeceğiz.Kimse sizi zorlamıyor da. Mevcut kural bir yabancıyla alakalı da değil. 14 yabancı değil, en az 14 yerli bulundurma zorunluluğun var. İstersen 20 yerliyle oyna, ilk 11'inde ağırlıklı olarak yerlilere yer ver. Kimse sizin elinizi kolunuzu bağlamıyor, dilediğinizi yapın. Altınordu'yu bu yüzden övmüyor muyuz, sizde bunu örnek alabilirsiniz. Yabancı sınırı fazla diyen Ankaragücü'nün ertesi gün 3-4 yabancıyı aynı anda açıkladığını görüyoruz. Bu ortamda futbol konuşuyoruz işte.İlla bir şey mi getirilmek isteniyor. Yerli teşvikini döndürün mesela. Fatih Hoca bu kuralı ilk açıkladığında "yerli teşviki" vardı. Ne kadar yerli oynatırsan havuzdan o kadar fazla para kazanacaktın. Maalesef bu kural kulüplerin isteğiyle kaldırıldı. Oysa bugün için çok önemliydi, en azından bu kadar yüksek sesli "yabancı sınırı" diye ağlamazdı kimse.Yabancı futbolcu için vergi de getirebilirsiniz. Ülkemiz bir vergi cenneti, gelen futbolcu kemiksiz olarak parasını kazanıyor. Sen vergiyi getir, sonrasında gör bakalım 3 milyon avro'dan başlayan sözleşmeler imzalanmaya devam ediyor mu. Bu da bir teşvik mesela. Kulüpleri biraz daha "scout'a" yönlendiren hareket olur, doymuş isimler yerine potansiyelli yabancıları konuşmaya başlarız..
Öğrenilmiş çaresizlik
published on 22:29
leave a reply
Bilinen bir gerçek var. Mevcut yabancı kontenjanı kademe kademe aşağı düşecek. 14 yabancılı son sezonu yaşadığımız biliniyor artık. Konuşmaktan bıktık ama yabancı sınırı getirerek Milli Takım'ların çok büyük işler yapacağını düşünenler var. İşte bu ortamda ülke futbolunun gelişiminden söz etmek ne kadar doğru.Birkaç yıl önce yaşadıklarımız malum. Hatta o günlerden kalan bazı sözleşmelerin acısı bugün hala yaşanmıyor mu. Tarık Çamdal gibi bir örnek karşımızda. Yabancı kontenjanı var denilerek 21 yaşında transfer edilmiş ve bugün 1.6 milyon avro'ya dayanan bir yıllık ücret kazanmış. Yine o dönemler uzatılan sözleşmesiyle 2.9 milyon avro'ya yakın bir ücreti olan Selçuk İnan diyelim.Bonservis tarafı da var. Yerli futbolcu için ödenen 6-7 milyon avro'luk bonservisler o dönem için ideal görünüyordu. Mecbursun çünkü, vasat yerli bile değer kazanıyor. Bazı pozisyonları vasat isimlerle geçme zorunluluğu var. Maalesef bunu anlamıyoruz, bir futbolcunun iyi olduğu için oynamasıyla zorunlu olduğu için oynatılması arasında büyük fark var.Bu düzen kaliteyi beraberinde getirdi. X yerli Türkiye'de kalmak için uğraşmıyor artık. La Liga'nın son sıralarında oynamayı da göze alıyor, hatta Japon Ligi'ni dahi düşünüyor. Cenk Tosun, Cengiz Ünder ya da Çağlar Söyüncü gibi isimleri konuşmuyorum bile. Bugün olmadık rakamlara Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü gibi isimler Türkiye'de kalmaya devam edebilirlerdi. Ne Premier Lig ne de Roma'yı konuşurduk. Niye gitsinler ki, zaten burada çılgın rakamlar kazanacaklar.Milli Takım böyle güçlenir işte. Avrupa'da ne kadar fazla futbolcumuz olduğuyla alakalı bir konu bu. Orada büyüyorlar, potansiyellerini daha net şekilde ortaya çıkarıyorlar. Ülke içindeki yerli sirkülasyonunun kimseye faydası yok. Yıllarca olmadık bonservis ve yıllık ücretler ödedik. Hatta bugün dahi onların faturasını ödemeye devam ediyoruz. Görünen o ki ödemeye de devam edeceğiz.Kimse sizi zorlamıyor da. Mevcut kural bir yabancıyla alakalı da değil. 14 yabancı değil, en az 14 yerli bulundurma zorunluluğun var. İstersen 20 yerliyle oyna, ilk 11'inde ağırlıklı olarak yerlilere yer ver. Kimse sizin elinizi kolunuzu bağlamıyor, dilediğinizi yapın. Altınordu'yu bu yüzden övmüyor muyuz, sizde bunu örnek alabilirsiniz. Yabancı sınırı fazla diyen Ankaragücü'nün ertesi gün 3-4 yabancıyı aynı anda açıkladığını görüyoruz. Bu ortamda futbol konuşuyoruz işte.İlla bir şey mi getirilmek isteniyor. Yerli teşvikini döndürün mesela. Fatih Hoca bu kuralı ilk açıkladığında "yerli teşviki" vardı. Ne kadar yerli oynatırsan havuzdan o kadar fazla para kazanacaktın. Maalesef bu kural kulüplerin isteğiyle kaldırıldı. Oysa bugün için çok önemliydi, en azından bu kadar yüksek sesli "yabancı sınırı" diye ağlamazdı kimse.Yabancı futbolcu için vergi de getirebilirsiniz. Ülkemiz bir vergi cenneti, gelen futbolcu kemiksiz olarak parasını kazanıyor. Sen vergiyi getir, sonrasında gör bakalım 3 milyon avro'dan başlayan sözleşmeler imzalanmaya devam ediyor mu. Bu da bir teşvik mesela. Kulüpleri biraz daha "scout'a" yönlendiren hareket olur, doymuş isimler yerine potansiyelli yabancıları konuşmaya başlarız..
0 yorum: